11 Eylül 2014 Perşembe

Cezalı Şehir Yozgat

Yozgatta bir efsanedir cezalı olması.. Yok bu bahane ile ceza almıştır, yok şundan diye bir sürü şehir efsanesi vardır. Ama gerçek nedenini  Türkiye Gazetesi Yazarı Sayın Prof. Dr. Kemal Buğra Ekinci'den öğreniyoruz.. Meğer nedeni heykel yaptırmamakmış!!!

Ekinciden başka şehirlerinde cezalı olduğunu ve nasıl cezalarını affettirdiklerini öğreniyoruz.. Ama aynı zamanda af bu kadar kolaydı da neden bizim cezamızın affına gidilmedi diye sormadan edemiyor insan kendine.. Bakalım Ekinci neler demiş yazısında :



           ''Batı hukuk tarihinde, çocuklar ve deliler fiillerinden dolayı cezalandırıldığı gibi; ölülere, hayvanlara, hatta cansız varlıklara ceza verildiği olurdu. Daha da garibi, bir savaş kaybedildiği zaman, silahlara ceza verilirdi. Toplar, zincirlenir; kılıçlar, pantolonun içine sokulurdu. Cansızların cezalandırılması geleneğine, cezalı şehirlerle biz de katkıda bulunmuşuzdur. Çoklarından “bu vilâyet cezalı”; “şu kasaba cezalı” diye duyarsınız. Konya, Bursa, Yozgat, Bilecik, Kütahya, Kırşehir, Maraş, Rize, Tunceli, Düzce, Zile, Menemen gibi şehirlerin ismi bu meyanda anılır. Fransa ihtilâlinden sonra, kralcılara destek veren Vendée gibi şehirler, kara listeye alınmıştı. Bundan ilham alan bizimkilerin de, cezalı şehirler listesi hazırladığı kanaati halk arasında hâkimdir. Bu şehirlerin büyük kısmı, merkezî hükümete karşı isyan veya dikbaşlılık sebebiyle kara listeye alınmış; mesul görülenler, İstiklâl Mahkemeleri vasıtasıyla sindirilmiş; şehirler de yatırımlar engellenerek cezalandırılmıştır. Ancak bu bilgilerin çoğu rivayetlere, hatta şehir efsanelerine dayalıdır.''

Evet buraya kadar cezalı kentleri öğrendik.. Peki Ya Yozgat ne yapmışda ceza almış.İşte yazının Yozgatla ilgili kısmı :


 ''Çapanoğlu isyanları sebebiyle Ankara’yı çok uğraştıran Yozgat, rivayete göre bir ziyaretinde halk zamanın reisicumhurunu protesto ettiği ve heykel yaptırmadığı için kara listeye alınmış; hiçbir yatırım yapılmadığı gibi; yol üzerinde olmasına rağmen demiryolu bile geçirilmemiştir. Nitekim Ankara-Sivas demiryolu, arazi müsait olduğu halde, Yerköy’den Kayseri’ye iner; sonra tekrar yukarıya çıkarak Sivas’a ulaşır. Yozgat, bugün bile milliyetçiliğin kalesidir.''


Son tespitine katılmamakla beraber bu konunun yoruma çok açık olduğunu belirtmek isterim. O kadar çok yorum yapılabilir ki Yozgat ve cezası hakkında... Ne bloglar ne de sayfalar yeter gibime geliyor :)

Yozgat Blog Tekrar Yayında..

Yozgat... Yaşadığım kent. Yozgat... Memleketim... Nefes aldığım, suyunu içtiğim,kendine dair ne varsa içime soluduğum kent.. Diğer illere bakarak biraz ilçe kıvamında olsanda seviyorum seni Yozgat.. Hala çarşıya çıktığımda tanıdık yüzlerini bulabiliyorum sokaklarında.. Hala yüreyerek istediğim yere gidebiliyorum :) Ama artık modern b ir kent olmak yolundasın.. Yolun ve önün açık olsun..

Biraz ara verdim yazılarıma ama artık sürekli yazmaya karar verdim. Yozgatta olan o kadar çok şey var ki.. Hnagisiyle başlayacağımı bilemiyorum ama güzel keyifli bir yolculuğa çıktığımı biliyorum..
Bu yolculukda siz değerli hemşerilerimde beni yalnız bırakmaz umarım...


Yozgatta Yaşamaya...

4 Temmuz 2013 Perşembe

Yozgatın İkinci Baharı

Dün bir kaç işimi halletmek için dışarı çıktım.Hava tam gezmelik bir havaydı ne sıcak ne soğuk.İşlerimi hallettikden sonra Sahibi Ahmet Kürşat Beyin davetini icabet etmek için İkinci Bahar'a gittim .Dışardan bile bir başkalık olduğu sezilen mekanın çalışanları da ayrı ilgili.Ufak bir detayla gönlümü fethettiler.Müşteriye hizmet ve memnuniyet konusunu çok iyi benimsedikleri belli oluyordu.

Mekanda gördüklerim beni memnun etmeye yetti.İlk gözüme çarpanlar öncelikle çalışanlar müşteri odaklı,zevk sahibi biri tarafından döşenmiş ve bir bayan ve işletmeci olarak dikkat ettiğim bir husus olarak tertemiz..Artı menüsü Yozgat ta yeni tatlar arayanlar için çok güzel.Kesinlikle gidip tadılması ve görülmesi gereken bir yer.

Menü de göze çarpan ilk başta kahvaltı sofraların vazgeçilmezi menemen ama bu çakal olanı :)) .Çakallı menemen domatesin rendelenmesi,içine kullanılan kaşar ve sadece yumurtanın sarısının dahil olduğu güzel bir tat. kahvaltıya mı gitmek istiyorsunuz bir yere hiç kaçırmayın derim..Neden mi ? Saçaklı menemen ve Karadeniz usulü kıymalı pide ve çay kişi başı 10 tl. Doyarak kalkacağınıza da eminim.
Başka neler var diye soruyorsunuz tabi hemen belirteyim. Benim vazgeçilmezim Ciğer tava,ciğer şiş,çıtır tavuk(galiba öyleydi),adana kebab ama zırhda çekilmiş kıymasıyla, lahmacun, Güneydoğu usulü kapalı lahmacun(ustaları izinliydi ben gittiğimde bunu denemeye gidicem ayrıca ),saç kavurması,et tabakları,çorba çeşitleri ve de tatlılar..Ekmek kadayıfı ,fırında sütlaç ve süper tat künefe. Bunlardan sonra Dünya mutfağından özel tadlar da tadacağını eklemek isterim. Tabi kii tüm bunlar kendine has özel sunumlarıyla sizlerle..

Ahmet Kürşat bey burayı Yozgatlıların hizmetine sunmuş.Çok da iyi etmiş.Kendisi turizm alanında eğitim görmüş ,bilgili, kültürlü bir beyefendi. Girişimci ruhuyla ve Yozgat 'ta böyle bir yer neden olmasın diyerek açtığı bu güzel mekan keşfedilmeyi bekliyor.

İkinci baharı Yozgat'ın ikinci baharı yapan şey yeni lezzetleri özel bir sunumla ferah ve güzel bir ortam da işinin ehli ustalarla sunuyor olması..Yeni tat ve mekan arayanlar işin harika bir yer.. Şimdiden yolu o tarafa düşenlere ve yemeklerinden tadanlara afiyet olsun..

Adres: Adnan Menderes Bulvarı No:97/B YOZGAT (Yılmaz otelin karşı caddesi dersem bulursunuz eminim)

TEL : 0 (354) 217 - 8 - 555 
İşte yemek ve sunumlardan bir kaç fotoğraf